Doğu Akdeniz Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr.Ecz. Ahmet Sami Boşnak "1-7 Nisan Kanser Haftası" dolayısıyla aşağıdaki bilgilendirmeyi hazırladı.
Kanser insan bedeninin çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması ile meydana gelen 100'ü aşkın hastalık grubunun ortak adıdır. Bilinen çok fazla sayıda kanser tipi olmasına rağmen hepsinin ortak noktası anormal hücrelerin kontrol dışı çoğalması ile başlamasıdır. Kanser, insan vücudunda hemen hemen her yerde başlayabilen bir hastalıktır. Sağlıklı bir bireyde, insan hücreleri vücudun ihtiyaç duyduğu yeni hücreler oluşturmak için bölünür, büyür ve yaş-landıkça veya hasar gördüklerinde ölürler. Oluşan yeni sağlıklı hücreler bu hücrelerin yerini alır. Kanser oluştuğunda ise bu sistem bozulur. Sağlıklı hücrelerin yerine bu anormal hücrelerin sayısı arttıkça yaşlı veya hasarlı hücreler ölmeleri gerekirken yaşamlarına devam ederler, bununla beraber ihtiyaç duyulmamasına rağmen yeni hücre bölünmeleri gerçekleşir. Bu anormal hücreler durmadanbölünebilir ve tümör adı verilen hücre kitlelerini oluşturabilir. Kanserli tümörler maligndir. Malign kanser hücreleri yakın dokulara yayılabilirler veya doku ve/veya organları istila edebilirler. Tümör-lerin büyümesi devam ederken, bazı kanser hücreleri kan veya lenf sistemi yoluyla uzak doku ve/veya organlara seyahat edebilir ve orijinal tümörden uzak, yeni tümörler oluşturabilir. Kanser insan bedeninin çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması ile meydana gelen 100'ü aşkın hastalık grubunun ortak adıdır. Bilinen çok fazla sayıda kanser tipi ol- masına rağmen hepsinin ortak noktası anormal hücrelerin kontrol dışı çoğalması ile başlamasıdır. Kanser, insan vücudunda hemen hemen her yerde başlayabilen bir hastalıktır. Sağlıklı bir bireyde, insan hücreleri vücudun ihtiyaç duyduğu yeni hücreler oluşturmak için bölünür, büyür ve yaş-landıkça veya hasar gördüklerinde ölürler. Oluşan yeni sağlıklı hücreler bu hücrelerin yerini alır. Kanser oluştuğunda ise bu sistem bozulur. Sağlıklı hücrelerin yerine bu anormal hücrelerin sayısı arttıkça yaşlı veya hasarlı hücreler ölmeleri gerekirken yaşamlarına devam ederler, bununla beraber ihtiyaç duyulmamasına rağmen yeni hücre bölünmeleri gerçekleşir. Bu anormal hücreler durmadan bölünebilir ve tümör adı verilen hücre kitlelerini oluşturabilir. Kanserli tümörler maligndir. Malign kanser hücreleri yakın dokulara yayılabilirler veya doku ve/veya organları istila edebilirler. Tümör-lerin büyümesi devam ederken, bazı kanser hücreleri kan veya lenf sistemi yoluyla uzak doku ve/veya organlara seyahat edebilir ve orijinal tümörden uzak, yeni tümörler oluşturabilir.
Kanser, dünya genelinde giderek artan bir toplum sağlığı problemidir. Neden olduğu önemli sosyoekonomik yük, bireylerde maddi ve manevi kayıplara yol açmaktadır. Kanser, dünya genelinde ölümlerin en önemli ikinci nedenidir ve 2015 yılında 8,8 milyon kişinin ölümüne neden olmuştur. GLOBOCAN, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından üretilen ve dünyanın 20 coğrafi bölgesine odaklanan kanser görülme sıklığı ve ölüm oranlarını tahmin etmeye odaklanan bir çalışmadır. GLOBOCAN, 2018 yılında 18,1 milyon yeni kanser vakası ve 9,6 milyon kanser nedeniyle ölüm gerçekleşeceğini öngörmektedir. Her iki cinsiyette de toplam vakaların %11,6'sı ile akciğer kanseri en sık görülen kanser türüdür. Kanser nedeni ile ölümlerin % 18,4'ü her iki cinsiyette yine akciğer kanseridir. Akciğer kanserini %11,6 ile kadınlarda meme kanseri, erkeklerde prostat kanseri (% 7,1), kolorektal kanserler (% 6,1), mide kanseri (% 8,2) ve karaciğer kanseri (%8,2) takip etmektedir. Akciğer kanseri erkeklerde en sık görülen kanser ve kanser kaynaklı ölümün önde gelen nedenidir. Kadınlarda ise meme kanseri en sık rastlanan kanser olup, bunu kolorektal, akciğer kanseri ve serviks kanseri takip etmektedir. Kanser bu hızla yaygınlaştığı takdirde 2030 yılında yıllık 22 milyon yeni vaka ortaya çıkması beklenmektedir. Bu vaka sayısı 2008 verileri ile karşılaştırıldığında yeni vakalarda %75 artış olması anlamına gelmektedir. Kıbrıs nüfusunda, 2012 yılında 3400 yeni kanser teşhisi konulmuş hasta bulunmaktadır ve bunların 1500'ü kanser nedeni ile ölmüştür.
Kanserin erken teşhisi, başarılı tedavi şansını büyük ölçüde arttırmaktadır. Erken teşhis iki şekilde mümkündür: Doğru zamanda tarama yapılması ve taramanın teşvik edilmesi için bireylerin eğitimi. Olası kanser uyarı işaretlerini tanımak ve hemen harekete geçmek, erken teşhise imkan vermektedir. Halk arasında olası kanser uyarı işaretleri konusunda artan farkındalık, tedavi başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilmektedir. Bazı erken kanser belirtileri; deri altında elle hissedilebilen yumrular, iyileşmeyen yaralar, anormal kanamalar, uzun süreli midebağırsak sorunları ve ses kısıklığıdır. Erken tanı özellikle meme, serviks, ağız, gırtlak, kolon, rektum ve cilt kanserinde mümkün olabilmektedir.
Kanser taraması, hastalıkları olan ancak henüz belirtileri olmayan bireyleri belirleyebilmek için sağlıklı bireylerde gerçekleştirilen basit testleri ifade eder. Örneğin mamografi kullanılarak meme kanseri taraması veya Pap Smear adlı bir yöntemle yapılan rahim ağzı kanseri taramaları en sık kanser tarama methodlarıdır. Tarama, doktorların belirtilere yol açmadan önce birçok kanser türünü erken bulup başarılı bir şekilde tedavi etmelerine yardımcı olabilir. Erken tespit edilen kanserlerin tedavisi, geç tespit edilenlere göre çok daha kolay olabilmektedir. Belirtiler ortaya çıktığında ise, kanser yayılmaya başlamış ve tedavisi daha zor olabilmektedir.
En sık görülen kanser türlerinde yapılması gereken kanser tarama metodları ve zamanları aşağıdaki gibidir;